Son Yazılarım

Kategorilerim










Image Hosted by ImageShack.us

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

HzMuhammed.Net

İnanılmaz bir başarı öyküsü...

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde yaşayan ve çobanlık yapan 19 yaşındaki İrfan Tüfekçi ÖSS’de yüksek puan alarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne İngilizce Tıp bölümüne yerleşti. 5 yaşında elektrik çarpması sonucu sağ kolu omuzundan kesilen Tüfekçi, “Engelli olmam hayata tutunmamı engelleyemedi.
Doktorsuzluk yüzünden kolumu kaybetmem tıp idealini seçmemde etkili oldu. Çobandım, artık doktor olacağım” dedi.

ÖSS başarı sıralamasında hep sonuncu olan Hakkari’de engelleri aşan İrfan tüfekçi, Tıp Fakültesi’ni kazanarak başarısını kanıtladı. Yüksekova İlçesi’nde 12 kişilik ailenin çocuğu olan İrfan Tüfekçi, 5 yaşındayken elektrik çarpması sonucu sağ kolunu kaybetti. Ancak hayata sımsıkı sarılan Tüfekçi bir yandan eğitimini sürdürürken, boş zamanlarında da çobanlık yaptı. Tüfekçi okuma azmini hiç yitirmeyerek doktor olmayı hedefledi. Bedensel engeline ve yoksulluğa rağmen yılmayan İrfan Tüfekçi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce Tıp bölümüne girmeyi başardı.

Toprak bir evde ailesiyle birlikte maddi sıkıntı içinde yasayan İrfan Tüfekçi, “Çocuk yaşımda doktorsuzluk yüzünden kolumu kaybettim. Ancak bu durum bana engel olmadı. Beni daha çok kamçıladı. Çok çalıştım ve başardım. Doktor olacağım için çok mutluyum” diye konuştu.

BURS İSTİYOR

Başarıya ulaşabilmek çok çalıştığını belirten Tüfekçi, “Günde yaklaşık 10 saat ders çalışıyordum. Öğretmenlerimden de büyük destek aldım” dedi. Önündeki bütün engelleri aşan Tüfekçi, önünde sadece maddi engeller kaldığını, eğer destek alamazsa ailesinin kendisini okutabilecek gücünün olmadığını belirterek, kendisine burs verilmesini istedi.

Kaynak:  http://haber.superonline.com/




Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. "Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak" demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış.

Nihayet bir gün gelmiş ki genç tahtaya hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Gence "Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar" demiş.

Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası oğluna "Aferin! iyi davrandın ama bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak" demiş.

Arkadaşlarla tartışılıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin, ama bu delik aynen kalacak kapanmayacak. Bir arkadaş ender bulunan bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir, ihtiyaç duyduğunda sana yardımcı olur, seni dinler ve sana yüreğini açar" demiş.




Ebu Hüreyre Radıyallahu And’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:
—“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:
—“Ya Muhammed, başını semaya kaldır. Sordum.
—“Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:
—“Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.

Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.
Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "Ne mutlu bu gece rüku edenlere.
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Bu gece secde edenlere ne mutlu".
Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece dua edenlere ne mutlu." Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -"Bu gece, Allah'ı zikredenlere ne mutlu".
Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu."
Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Müslümanlara ne mutlu." Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.
Bunları gördükten sonra, Cebrail'e sordum: "Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?
Şöyle dedi: "Ya Muhammed, Allah-u Teala, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder."


Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.




Uzun bir aradan sonra tekrar burda olmak çok güzel..Herkese merhaba....Ben yokken bloğumu yalnız bırakmayıp selamlarını esirgemeyen tüm arkadaşlara ayrıca teşekkür ediyorum...Hepinizi çok seviyorum...
Sigara içenlerin bir kez daha düşünmesini isteyerek yabancı bir sitede gördüğüm bir reklam çalışmasını sizlerle paylaşıyorum...




« Önceki :: Sonraki »