Son Yazılarım

Kategorilerim










Image Hosted by ImageShack.us

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

HzMuhammed.Net



Allahım,

 

Artik genç değilim ve arkadaşlarımın anneleri tektek ölmeye başladı. Arkadaşlarım annelerinin değerini anladıklarında, bunu onlara söyleyemeyecek kadar geç kaldıklarını dile getiriyorlar. Benim hala hayatta olan kusursuz bir annem var.Onun değerini her geçen gün daha iyi anlıyorum. Annem değil, ben değişiyorum. Yasım ilerledikçe, onun ne kadar  olağanüstü bir insan olduğunu daha iyi anlıyorum. Bu sözleri annemin kendisine söyleyemiyorum ne yazık, oysa duygularımı  kaleme almak ne kolay. 

 

Bir evlat kendisine yasam veren annesine nasıl teşekkür edebilir?  Bir çocuk büyütürken gösterdiği sevgiye, sabra ve onca çabaya? Bebekken arkasından koştuğu, asabi bir ergeni anladığı, her şeyi bildiğine inanan üniversite öğrencisini hoş gördüğü için şükranlarını nasıl dile getirebilir? 

 

Kızının annesinin ne kadar akilli bir insan olduğunu anladığı günü sabırla beklediği için nasıl minnet duyabilir? Anne olmuş bir evlat hala kendisine annelik yapan bir insana nasıl teşekkür edebilir? Her zaman öğüt vermeye hazır olduğu halde, istendiğinde, ya da gerektiğinde sessiz kalmayı başardığı için.. 

 

Binlerce kez söyleyebileceği durumlarla karsılaşmasına karsın, "Ben sana dememiş miydim?" demediği için.. Kendisi olduğu için.. Sevgi dolu, düşünceli,sabırlı ve bağışlamayı bilen kendisi olduğu için, nasıl teşekkür edebilir? Allahım, Senden onu hak ettiğince esirgemeni istemekten başka bir şey gelmiyor elimden.. ve onun bana örnek olmasında, bana yardımcı

olmana şükretmekten başka. Kendi çocuklarımın gözünde, annemin benim gözümde olduğu kadar iyi bir anne olabilmek için sana dua ediyorum Allahım.

 

Bir kız evlat

 
Ann Landers-Tavuk Suyuna Çorba'dan




Meşhur Türk Hükümdarı Timurlenk'e:

 

— «Seni erlikten başbuğluğa yükselten nedir?..» diye sordular. Timurlenk şu cevabı verdi :

 

— Asla ümitsizliğe düşmedim... O kadar zorlukla karşılaştığım halde hiç birisinden yılmadım ve bir maksadıma erişmek için bir karınca bana örnek oldu: Bir gün düşmanlarımdan kaçmış bir harabeye sığınmıştım. Her yerden ümidi kesmek üzere olduğum bir anda gözüm bir karıncaya ilişti. Karınca kendinden büyük bir buğday danesini almış bir yıkıntının üzerinden aşırmak için uğraşıyor, fakat taşıdığı şey kendisinden büyük olduğu için sonuna kadar götüremiyor, düşürüyordu. Dane yuvarlanarak duvarın dibine düşüyor, karınca tekrar inip rızkını alıp götürmeye uğraşıyordu. Bu hal elliden fazla oldu ama, karınca da nihayet maksadına erişti. Karıncanın bu azmini gördükten sonra bende bir ümit peyda oldu. Kendi kendime : «Ben bu karınca kadar da mı olamayacağım.» dedim ve maksadıma erinceye kadar hiç bir zorluktan yılmadım.




Bundan 200 sene önce Siyonizm Teşkilâtının hazırladığı 22 maddelik bir broşürde,

Osmanlı Devletini yıkma planlarından birkaç madde ;

 

-         Sanatı ve edebiyatı müstehcen hâle sokmalı,

 

-         Servet sahipleri ile işçilerin arasını açmalı,

 

-         Manevi değerlere saygıyı yıkmalı,

 

-         Genç nesilleri ahlak dışı yollara teşvik etmeli,

 

-         Aile hayatını yıkmalı,

 

-         Oyun ve eğlence teşvik edilmeli, düşünmekten alıkonulmalı,

 

-         Saygıyla anılanlara, rezil ve alçakça hikâye uydurmalı,

 

-         Sınırsız bir lüks, çılgınca harcamayı teşvik etmeli,

 

-         Terbiyeden mahrum kimseleri başa geçirmeli,

 

-         Devlete ait sırları ifşa etmeli,

 

-         Siyasi ve ekonomik bunalım çıkarmalı.

Kaynak:  http://www.ibretli.net/




     Nuh peygamber tufandan sonra hayvanları ile Ağrı dağı eteklerinde  yaşamaya başlar. Karınlarını doyurmak için civarda dolaşan hayvanlardan keçinin bir gün olağanüstü neşeli döndüğünü görür. Bu günlerce devam edince Nuh  peygamber keçinin peşinden giderek bu durumun keçinin yediği bir meyveden kaynaklandığını keşfeder. Kendisi de bu meyveyi tadar ve hayatı  pespembe gösteren üzüm suyunun müptelası olur.

     Nuh peygamberi mutlu gören şeytan onun neşesini kıskanarak alevli  nefesi ile asmaları kurutur. Nuh peygamber üzüntüsünden yataklara düşünce,  şeytan insafa gelip bu meyveyi yeniden canlandırmak için ne yapılması  gerektiğini söyler.

     Eğer meyvenin kökü açılır ve 7 hayvanın kanı ile sulanırsa asma canlanacaktır. Aslan, kaplan, köpek, ayı, horoz, saksağan ve tilkiden oluşan kurbanlar seçilip, asmanın kökü kanları ile sulanır ve 1 yıl  sonra bitki tekrar canlanır; yaprak ve meyve vermeye başlar.

     Şarapla sarhoş olan insanların davranışları incelendiğinde bu 7 hayvan karakterini taşıyan tavırlar görülür.

     Aslan gibi cesur, kaplan gibi yırtıcı, ayı gibi kuvvetli, köpek kadar kavgacı, horoz gibi gürültücü, tilki gibi kurnaz, saksağan gibi geveze olurlar....

 KAYNAK:  http://www.akaid.net/




Peygamberimiz bir gün ashabına oruç tutmalarını emrederek:

- Ben izin vermeden kimse orucunu açmasın, buyurur.

Herkes orucunu tutar. Akşam olunca, teker teker müracaat edenlere, iftar müsaadesi verir. Bu arada bir adam gelerek:

- Ya Resulullah! İki genç kız oruç tuttu ve yoruldular. Zat-i alinze gelmeğe utanıyorlar. Müsaade buyurursanız iftar etsinler, dedi. Resul-i Ekrem (s.a.v.) müsaade etmedi. Adam iki defa daha geldi. Sonunda Resulullah (s.av.)

 

- Onlar oruç tutmadılar. Bütün gün insanların etini yiyenler, nasıl oruçlu olurlar? Git onlara söyle: Oruç tuttularsa, istifra etsinler bakalım, buyurdu.

 

Adamcağız gitti, gerekeni söyledi. Onlar da denileni yaptı ve kan parçaları kustular. Adam Resülullah Efendimize dönerek vaziyeti bildirdi. Bunu üzerine Peygamberimiz (s.a.v.):

 

- Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki; eğer kusmayıp bu kan parçaları midelerinde kalsaydı, onları cehennem ateşi yerdi.




« Önceki ::